Belmin Söylemez Röportajı

Belmin Soylemez Yonetmen 'Simdiki Zaman'

Film Ekspres’in bu haftaki konuğu, ilk uzun metrajlı filmi “Şimdiki Zaman” ile birçok uluslararası festivalde ilgiyle karşılanan ve ödüller alan başarılı kadın yönetmenlerimizden Belmin Söylemez. 

 

Sinemaya nasıl başladınız ?

Bilge Olgaç, Kutluğ Ataman gibi yönetmenlere asistanlık yaparak başladım.  Çok genç yaşta bu iki önemli yönetmenle çalışma imkanı bulduğum için çok şanslı olduğumu düşünüyorum.  Onlarla birlikte bir filmin senaryo, çekim, kurgu gibi farklı aşamalarında bulunmak bana çok şey kazandırdı.  Daha sonra kısa bir süre için metin yazarlığı yaptım. Alman ARD TV’nin İstanbul ofisinde ise TV haber ve belgesel kurguculuğu, belgesel prodüksiyonu yaptım. Sinemaya olan ilgim kurmaca filmle başladı, ancak daha sonra belgesel dünyasını keşfedince başka bir yön aldı.

Sizi film yapmaya  iten sebepler neler?

Film yapmak rüya görmek gibi. Ne olacağını tam bilmiyorsunuz ama içgüdüsel bir şekilde ilerliyorsunuz.  Sinemanın gerçeküstü ve sürprizlerle dolu dünyasını kendime yakın buluyorum.

Belgesel çalışmalarınızın sinemaya bakışınızı ve filmi işleme biçiminizi etkilediğini düşünüyor musunuz?

Evet. Özellikle oyuncularla çalışırken etkiledi. Mümkün olduğunca doğal bir anlatım yakalamaya çalıştık.  Gerçeklik duygusuna önem veriyorum.  Öte yandan belgesel filmlerimi çekerken hem yaşadığım şehir İstanbul’a hem de toplumun davranış biçimlerine dair ipuçları yakaladım. Bunlar bana öykümü oluştururken çok yardımcı oldu.

Hikayelerinizi oluştururken beslenme kaynaklarınız  nelerdir? Hikayenin geliştirilmesi sürecinde nelere özellikle dikkat edersiniz? Sanırım Şimdiki Zaman kişisel bir hikayeden yola çıkıyor. Bize biraz bahsedebilir misiniz?

Şimdiki Zaman’daki Mina gibi ben ve bazı yakın arkadaşlarım da bir dönem yurtdışına gitmeyi, buradan uzaklaşmayı arzuladık.  O belirsizlik sürecini ve yarattığı ruh halini hem bizzat yaşadım hem de başkalarında tanık oldum. Yıllar içinde bu düşünce ’Şimdiki Zaman’a dönüştü. Bugün durup baktığımda gençlerin yine benzer arayışlarda olduğunu görüyorum. Kahve falları ise hep vardı.

Şimdiki Zaman bir kentli kadın hikayesi. Ülkemizde kentli kadın hikayeleri çok sık işlenmiyor. Böyle bir hikayeyi neden seçtiniz? Sanırım daha önce belgesel çalışmalarında da kadın hikayelerine yönelmiştiniz. Kendinizi feminist bakış açısına sahip bir yönetmen olarak nitelendirir misiniz?

Şimdiki Zaman’ı bana en yakın hikaye olduğu için seçtim ama bu kendi dışımda konularla ilgilenmiyorum anlamına gelmiyor.  Örneğin ‘Bu Ne Güzel Demokrasi’ adlı belgesel çalışmamızda filmist kolektifi olarak kadınların siyasete dahil olma çabasını anlatmaya çalışmıştık.  Çekim yaparak bile olsa o sürece bir şekilde dahil olmak  benim için çok önemliydi.

Ülkemizde yapılan filmlerde (gerek belgesel, gerek kurmaca) bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran, toplumun ona biçtiği rollerin dışında hayalleri olan ve çıkış yolları arayan kadın karakterlerin var olmasını önemsiyorum.

Sinemada temel kavramlarınız, kendi anahtar kelimeleriniz neler? 

Rüya ve gerçekliğin birbirini tamamlaması.

Etkilendiğiniz sanatçılar, yapıtlar kimler, nelerdir ?

Fransız ve İngiliz yeni dalgasından, İtalyan yeni gerçekçiliğinden çok etkilenirim.  Sinemayı  keşfetmemde önemli rol oynayan bazı filmler 400 Darbe (Truffaut), Uzun Mesafe Koşucusunun Yalnızlığı & Balın Tadı (Tony Richardson), Accatone (Pasolini), La Strada (Fellini), Endülüs Köpeği & Mahvedici Melek (Bunuel). Ingmar Bergman gibi hemen hemen tüm filmlerini hayranlıkla izlediğim yönetmenler var. Bundan birkaç yıl önce bir rüya görmüştüm. Film çekmeye başlamak üzereyim. Ama çekimden önce içimden bir ses bana üç büyükleri ziyaret etmemi söylüyor.  Böylece neden film yapmak istediğimi tekrar keşfedecekmişim. Evden çıkıyorum ve üç büyük yönetmenin mezarlarını ziyaret etmek için İstanbul’u terkediyorum. Bunlar Antonioni, Bergman ve Tarkovski’ymis.  Bunuel’i de cok sevdigimi düşünüyorum, ama o başka, diyorum icimden. Bana ilham verecek olanlar üç büyüklermiş. İlk ziyaret için bir uçurumun kenarına geliyorum. Burada bir ekibin film çektiğini görüyorum. Ekip bana 35 mm film kamerası vermeyi teklif ediyor. Derken yağmur yağmaya başlıyor. Güya yağmuru Antonioni yağdırıyormuş.

Kısa vadede karşımıza çıkacak yeni projeleriniz var mı? Bize biraz tüyo verebilir misiniz?

Kafamda iki proje var, henüz hangisini yapacağıma karar veremedim. Biri kaotik bir İstanbul hikayesi,  öteki ise Akdeniz kıyısında geçen bir hikaye. İki projenin de ana karakteri bir kadın.

Çok teşekkürler Belmin Söylemez.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s